TurkishPower

EN YENİ PAYLAŞIM PLATFORMU- BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞERLİDİR
 
AnasayfaPortalSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bir seri katilin öldürdüğü çocuğun annesine yazdığı mektup

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
๓ς_tг๏ןคภ

avatar

Mesaj Sayısı : 94
Kayıt tarihi : 29/07/09
Yaş : 20
Nerden : AnqaRa

MesajKonu: Bir seri katilin öldürdüğü çocuğun annesine yazdığı mektup   C.tesi Ağus. 01, 2009 2:00 pm

''GERÇEKTİR''

Şüphesiz, bir seri katil tarafından yazılan en hasta mektup, yamyam çocuk katili Albert Fish’in 1928 yılındaki on iki yaşındaki kurbanı Grace Budd’ın annesine 8 yıl sonra 1934 ‘te yazdığı mektuptur. Büyük şanstır ki Bayan Budd okuma yazma bilmiyordu ve böylelikle bu rezil mektubu okuma dehşetinden kurtulabilmişti. Bu mektubun aslı bu gün sanatçı Joe Coleman’ın koleksiyonundadır.

Çok Sevgili Bayan Budd,

1894’te bir arkadaşım Steamer Tacoma gemisinde denizci olarak denize açılmıştı. San Francisko’dan Hong Kong’a gitmek üzere yola çıkmışlardı. Limana varınca iki arkadaşı ile karaya çıkmışlar ve çok içip sarhoş olmuşlar. Döndükleri zaman geminin limandan ayrıldığını görmüşler. Bu sırada orada kıtlık hüküm sürmekteymiş. Etin kilosu 2-6 dolar arasındaymış. Çok fakir olanlar arasında açlık sıkıntısı o kadar büyükmüş ki diğerlerinin açlıktan ölmesini önlemek amacıyla 12 yaşından küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmaları için kasaplara satılıyorlarmış. Herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kuşbaşı isteyebilirmişsiniz. Çıplak bir çocuk vücudunun bir kısmı önünüze getirilir ve istediğiniz parçaları kestirebilirmişsiniz. Bir kızın veya oğlanın kalça kısmı, en lezzetli bölümmüş ve dana kotlet olarak satılan en pahalı etmiş. John orada çok uzun kalmış ve insan etine karşı bir düşkünlüğü oluşmuş. New York’a dönünce biri 7 diğeri 11 yaşında iki oğlan çocuğu çalmış. Onları evine götürüp soymuş ve bir dolaba kapamış. Sonra tüm giysilerini yakmış. Her gün etlerinin iyi ve yumuşak olması için onlara işkence yapıp dövmüş. Önce 11 yaşındaki oğlanı öldürmüş, çünkü onun poposu daha tombul ve tabi ki daha etliymiş. Kafası, kemikleri ve bağırsaklarından başka vücudunun her bir parçasını pişirip yemiş. Fırında pişirmiş (tüm popsunu), haşlamış, kızartmış ve kuşbaşı yapmış. Küçük oğlana da aynı şeyleri yapmış. Ben o zamanlar 409 Doğu 100. Sokak’ta oturuyordum. Bana insan etinin çok lezzetli olduğunu o kadar sık söylemişti ki ben de tatmayı aklıma koydum. 3 Haziran 1928 Pazar günü sizin 406 Batı 15. Sokak’taki evinize geldim, peynir ve çilek getirdim. Öğlen yemeğini birlikte yedik. Grace, kucağıma oturdu ve beni öptü. Onu yemeyi aklıma koydum. Onu bir partiye götüreceğimi söyledim. Siz de evet gidebilir dediniz. Onu Westchester’da daha önce gözüme kestirdiğim boş bir eve götürdüm. Oraya vardığımızda ona dışarıda beklemesini söyledim. Kır çiçekleri toplamaya başladı. Yukarı çıktım ve tüm giysilerimi çıkardım. Çıkarmasaydım üzerlerine kanın bulaşacağını biliyordum. Her şey hazır olunca, pencereden onu çağırdım. O odaya girinceye kadar bir dolapta saklandım. Beni çıplak görünce ağlamaya başladı ve merdivenlerden inmeye çalıştı. Onu yakaladım ve o da bana annesine şikayet edeceğini söyledi. Önce onu tamamen soydum. Nasıl da tekmeledi, ısırdı ve tırnakladı. Boğazını sıkarak onu öldürdüm ve sonra da etlerini odama götürebilmek için ufak parçalara böldüm. Pişirdim ve yedim. Fırında pişen küçük poposu öylesine yumuşak ve tatlıydı ki. Tüm vücudunu yemem dokuz gün sürdü. Ona tecavüz etmedim, ama istesem bunu yapabilirdim. Bir bakire olarak öldü.

ALINTIDIR

masteryoda yorumu:Allah daha iyi bilir ya kendi günahlarımı düşündükçe vicdan azabı çekiyorum(devamlı çektirmek nasip etsin kalbimiz katılaşmasın)ama bu çinlilerin özellikle çocuklarını satan ailelelerin zebanisi ben olmak isterdim(ateş zebani meleğini etkilemez)bunlar harbi insan değil ya küfür edicem şimdi yetmeycek kelimeler.
kızlarını kızkardeşlerini geneleve satan adi adamlardan birde müslüman geçinenlerden tutunda,rusyada küçük çocuklarının dolar uğruna pornoda oynamaısnı sağlayan ailelerden tutunda,.ikini tutamayıp doğum kontrolü yapmauyan ve doğan çocuklarını leğene koyupta çinde sarı nehir adı verilen nehire fütursuzca bırakanı tutunda,haçlı savaşlarında bebekleri harcayan mızraklayaıun....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Bir seri katilin öldürdüğü çocuğun annesine yazdığı mektup
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» SÜPER BİR HİKAYE OKUMADAN GEÇERSENİZ KAYBEDERSİNİZ!!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TurkishPower :: Korku :: Korkunç Hikayeler-
Buraya geçin: